30 Kasım 2010 Salı

Ne Düş'lediğine dikkat et Gerçekleşebilir..



Ne düş'lüyoruz hayata dair.. gelecek için, mutluluk için..
Sadelik, huzur,sevgi.. bazen eğlence, nadiren çılgınlık, dostlar,paylaşım,güzellikler..
Hem kendimiz, hem de sevdiklerimiz için..
Şu hıdrellez ritüleninde geceden Gül Ağacına asılıp ,sabah alınan ve mutlaka suya atılması gereken içi dilek dolu kesecikler.. Bu sene bir türlü suyla buluşamamıştı..
İlginç olan bu sene artık sıkılan ben annemden rica edip benim yerime güzel dilekler yazıp, bu ritueli benim adıma gerçekleştirmesini sağladım. Yaz tatillerimde bir türlü suyla buluşamadı..Unutuldu, zamanı değilmiş meğer.. Son dalış maceramızda , son günü yanıma aldım kesecikleri (abimin ve benim) içinde ne yazdığını bilmeden, anneme güvenerek, iyi dileklerin suyla buluşmasını arzu ettiğimden.. Bizim dalışımızda yine unuttum kesecikleri ve diğer gruptan birine teslim ettim ve açıkladım derinlere inince suya bırakın.. Derinlerdeki sularla buluştu dedi gruptaki kişi , yüzünde gülümsemesiyle..
Meğer derinlerde bekleyen bir mutluluğun habercisiymiş bu..
eGe sularında, çakıl taşlarında, huzurlu bir sahilde..
İçimi ısıtan güzel sözler, bakışlar yakaladım.Mutluluk ışıltısı , teşekkürler hayat.

21 Ekim 2010 Perşembe

Minyatür Tatilde Dalış


Haftaya bir fırsatı değerlendirip, 12 Genç eGe sularında dalış eğitimi almaya ve 6 kere dalış yapmaya gidiyoruz. Yürüyen sinemamızla gidip geleceğiz.. Eğlence hat Safhada yani.. Son olarak kötü sayılacak bir korku-gerilim filmini izlemiştik Antalya-Ankara AraSında, çok da eğlenmiştik. Grup psikolojisi.. 6 (six) sen izleMeyeceğimiz bir filmi, hep beraber heyecanla, soluk soluğa izlemiştik.
Üç günlük minyatür taTilde hepberaber dalış Brövesi almaya , dalış yapmaya ve Yazdan kalma günler de yaşarsak.. deniz kenarında çeŞmenin büyüleyen manzarası eşliğinde güzel bir balık yemeği planLıyOruz.. Soğuk suda dalış fikrine geliştirdiğim püf noktaları var ama dalış eğitmenleri gerek kalmaz; deniz suyu , giyilecek elbiselerle üşütecek kıvamda değil diye bilgi vermiş :)
Denk gelirse, Dünyalar güzeli denizi annesi de göstermeye gelecek yaNımıza.. Çok yakıNına geldik artık, görüp Hasret gideririm inşallah..
Sıcak , minyatür bir tatil köyünde kalacağız.. Güzel, eğlenceli bir tatil bizi bekliyor.. Teşekkürler fırsattan haber verdiğin için kırmızı kar :)

13 Ekim 2010 Çarşamba

Ağa takılanlar..


Bakıyorum da sosyal paylaşım ağlarında henüz eşini bulamamış olanlar veya ilişkilerlnl rayına oturtmamışlar ve yahut yeni bir beraberlik beklentisinde olup da karmaşık duygu denizinde yüzenler, hep blr ağızdan ilişki kompedanlığı yapmaktalar.erkekler şöyledlr veya kadınlar hakkında bilineyenler... Yazdıkları özlü cümlelere veya linkini yolladıkları yazılara cevap verenler,yorum yapıp doğrulayanlar da yine onlar gibiler.. Tabi duygularını paylaşmak üzere o platformu seçmişler ama tarafsız bakınca sanki o laflar yine o platformu kullanan ex ler veya potansiyel yenilere... Bunda yapaylık hissediyorum. Söyleyecek bir lafın varsa ve aracı o platform olunca hepimiz ilişkinin başlangıcını takip ediyoruz, bir de bittiğinden haberdar oluyoruz. İlişki güzel gidiyorsa mesajlar kesiliyor. Sona erince başlıyor özlü cümleler..

9 Ekim 2010 Cumartesi

arşiv


Hani ay herkese gülümserken
Mevsimler kimseyi dinlemezken
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken

Hani herkes arkadaş
Hani oyunlar sürerken
Hani çerçeveler boş
Hani körkütük sarhoş gençliğimizden
Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken

Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken

14 Eylül 2010 Salı

SadeLİK



Daha Sade yaşam için elimden geleni yapıyorum,
Sade kullandığım eşyalarda,
sadece işlevsel araçlar,
Sade yediklerimde,
Sade İçtiklerimde,
Sadece sevdiğim insanlarda, dostlarımda,gereksiz kalabalıktan uzak..
Ama düşüncelerime bir sadelik getiremedim henüz, uğraşıyorum, ama geceleri uyutmayan tilkilere ne yapacağım, anlam veremediğim rüyalar...
Sadeliğe..şerefe..
içme zamanı mı geldi ne ?

1 Eylül 2010 Çarşamba

sabah yüzmeleri


Evet sabah altıda uyanıp yüzme hayali gerçekleşiyor..
yarım saatlik yüzme,ılık duş ve dinç sabahlara hazırım :))

28 Ağustos 2010 Cumartesi

kapalıyız


Ne kadar açık,ne kadar kapalıyız..
düşündüğümüzü , karşıdakine zamanında iletebiliyor muyuz, çok mu geç oluyor, olması gereken bu mudur.. gibi felsefik sorularım uzayıp gider, kafamda dönüp dolaşır..
6 günlük güzel bir Kaş tatili sonrası Bozkırın nispeten serin yazına tanık oluyorum..
Şehri terk ederken söz vermesini istedim, geldiğimde biraz daha soğuk davran bana diye..
Tutmuş sözünü :)
Dolunayla karşıladı beni..
Döndüğümden beri organizasyonlar birbirini kovaladı..
Aynı günün akşamı doğumgünü, pazar günü mangal(uzun zamndır bu kadar cozutmamıştım, teşekkürler Mr.E.T anaokulu arkadaşım ;)
Hafta ortası, 6 ay onsuz eğlencenin eksik olacağı bir arkadaşımızın yurt dışına uğurlanması,gecesi ; yeni evli çiftin ev ziyareti.. şehrin ortasında tam bir dağ evi ambiansı.. bravo , zekana ve yeteneğine hayranım yusuf:)
Sabah koşu ve yürüyüşlerinin bir işe yaramaması, şevkimi kırsa da yeni fikirler getirdi aklıma; yakınlardaki spor merkezine üyelik..
Sabah altıda kalkıp yüzme fikri, çok cazip geliyor,akşam seansına arkadaş bile buldum :)
Mtv nin Mj haftasonu var , tüm zamanların en iyi 40 mj parçası kliplerini izlemeye doyamıyorum..İtiraf ben gizliden gizliye mj hastasıyım, hiçbir zaman sıkılmayacağım ender sanatçılardan biri.. zekası, disiplini, şarkıları, dansı, güzel gamzeleri..
Çok keyifli..

23 Ağustos 2010 Pazartesi

hayata karşı korunaklı ...

Bu sabah , trafikte bir kare gözüme takıldı..
Bir yığın araba var trafikte ,
Arada bir taksi,bağajına sığmayan iki sağlam valiz,
gelişi güzel yerleştrilmiş,sıkışmış bagaja , öyle sağlam duruyolar ki,
düşseler birşey olmayacak onlara..
Hayata karşı korunaklılar..
İki valiz
her türlü dış etkene göğüs germeye hazır..
Bir o kadar da rahatlar..
parlak dış kabları onları sevimli yapıyor.
Hayatın getirdiklerine karşı korumalı olabilsek keşke, bu kadar etkilenmesek en ufak tepkiden, sözden, durumdan..

13 Ağustos 2010 Cuma

İstediği kadarını almak


Ne istediğimi öğrenmeye çalışıyorum, kendimi tanıdıkça, seçimlerimi ,kendi isteklerim ve istediğim kadarıyla..
Seçenekler diyarında, çeşitlilik karşısında istediğini seçmek, ihtiyacın olanı..
İstediğin kadarı,sana yeteni..
Fazlası seni yoruyor, düşüncelerini,üstünde ağırlık ..

Sadeleşmeye bir yerden başlamak lazım, mutlu olmaya adım atmak gibi, yaşam kaliteni düzeltmeye başlamak,
Seni yoran, enerjini alan kimseler uzak dursun senden, sen bilinçli olarak rahatsız olduğundan ; sen uzak dur onlardan..Bunu başarmak ilk aşamada zor geliyor insana,alışkanlıklardan kurtulmak.. Dolayısıyla tanıdığın insanları hayatına alıp, diğerlerini çıkarmak... Mümkün olduğu kadar..

Nefesini derin al, yavaş yavaş ver sindire sindire.. zamanı, hayatı..
Hayal et.. Hayal et..
Hayal et,düşle...

11 Ağustos 2010 Çarşamba

İnsan Kendine Bakmalı



Bakmalı, her anlamda..
Sağlıklı yaşamalı, sağlıklı ve kaliteli beslenmeli..
Spora zaman ayırmalı, bunun için mutlaka zaman ayrılıyor,zaten yeterli alınan uykudan çalıp veya iş çıkışı evde tv karşısında pineklemekten.. çoğu zaman havanın nasıl karardığına şaşırıyorum..
O anı yakalamak önemli.. zamanı sindirmek keyif veriyor insana,güneşin batışını izlemek, hele tek başına da değilsen .
Kitap okumaya zaman ayırmak için,çantaya atılabilir olan boylarından veya büyük çanta taşıyarak çözüm buldum. Serviste, otobüste ulaşımı,ipodumdan sHuffle müziklerini dinleyerek kitap okuyarak geçiriyorum. Uzun veya kısa keyifli geçiyor yolculuklarım.
Kendimi arada bir şımartıyorum, istediğim küçük ama beni mutlu edecek ,jestler yapıyorum.
Dostlarıma zaman ayırıyorum, onları dinlediğim kadar kendimi de dinliyorum..
Tatilimin ikinci kısmını dostlarıma ayırdım,birlikte Kaş'a gideceğiz, çok çok eğleneceğiz,biz beraber her yerde eğlendiğimiz gibi..
Kısaca kendime bakıyorum,hayatttan zevk almaya çalışıyorum.

6 Ağustos 2010 Cuma

Ben Böyleyim..

"yanlızlığa dalsam da
tek başıma kalıp yansam da
sözlerim yarım kalsa da çünkü ben
benden alıp kaçsan da
yalanlarına göz yumsam da
yine de sevgim solmazsa çünkü ben
ben böyleyim

konuşup konuşup dursam da
bir gün sus pus olsam da
bazen surat assam da çünkü ben

hayatından çıksam da
sevmiyormuş gibi yapsam da
aslında aşık olsam da çünkü ben
ben böyleyim

sonunda yok olsam
kalbime zincir vursam
yine de özgür olsam
ben böyleyim"

5 Ağustos 2010 Perşembe

yeni kayıt


Güzel bir fransız şarkısı dinlediğimde ensemde hissettiğim serinlik gibi ruhum..
Hafif, açık, savunmasız,nefes alan,durgun su misali..
Bakıyorum
Görmeye çalışıyorum,
Çözmeye çalışıyorum,
aZ kALDI

3 Ağustos 2010 Salı

Never There...



I need your arms around me,
I need to feel your touch.

I need your understanding,
I need your love so much.

You tell me that you love me so,
You tell me that you care,
But when I need you,
Baby... Your never there.

On the phone long, long distance,
Always through such strong resistance,
And first you say your to busy,
I wonder if you even miss me.

Never there,
You're never there,
You're never, ever, ever, ever there.

A golden bird that flies away,
A candle stickled flame,
To think I held you yesterday,
Your love was just a game.

You tell me that you love me so,
You tell me that you care,
But when I need you,
Baby... Your never there

Take the time to get to know me,
If you want me why can't you just show me,
We're always on this roller coaster,
If you want me why don't you get closer.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

too Long...


You can cry a million tears
You can wait a million years
If you think that time will change your ways
Don't wait too long

When your morning turns to night
Who'll be loving you by candlelight
If you think that time will change your ways
Don't wait too long

Maybe I got a lot to learn
Time can slip away
Sometimes you got to lose it all
Before you find your way

Take a chance, play your part
Make romance, it might break your heart.
But if you think that time will change your ways
Don't wait too long

It may rain, it may shine
Love will age like fine red wine
But if you think that time will change your ways
Don't wait too long

Maybe you and I got a lot to learn
Don't waste another day
Maybe you got to lose it all
Before you find your way

Take a chance, play your part
Make romance, it might break your heart
But if you think that time will change your ways
Don't wait too long
Don't wait
Hmm... Don't wait

thanks red snow,love it this beautiful lyric

17 Temmuz 2010 Cumartesi

hayat by gamze


Tatilimin beşinci günü, neler oldu neler..Hayat aktı gitti ben peşinden koştum...
Dört günlük bebek sevdim, doğuşa hayran kaldım, ne kadar da minik oluyorlar..
Üç aylık bebek sevdim , ne hızlı geçiyor zaman, doğan büyüyor..
Altı aylık dünyalar güzeli bebekle gecem gündüzüm beraber, ne müthiş birşey bu ,bu ne güzellik, tatlılık diyorum..
Beş boyutlu gösterim izledik üç arkadaş müthiş deneyim, uzayda roller coster yaptık.. teşekkürler kafsinkaf..
Bu öğleden sonra bir hayatın son buluşuna şahit olduk, tüm site,öğlen güneşinin altında kumda futbol oynayan kırklı yaşlarındaki bir grup kendini genç hisseden, küçük çocuk sahibi, evli adamlardan biri, birden fenalaşıp kuma yığıldı ve bir daha kalkamadı.. :(
yoğun kurtarma çabaları sonuçsuz kaldı..
Kader mi bu, Sahile ATV siyle gelişini gördüm,kumda futbol oynayan çocukların yerine geçişlerini de, kalp masajı yapan doktorun sonuçsuz çabalarını da,üzerine beyaz havlu örtüşlerini de, kardeşinin ve eşinin bayılmasını da,cenaze arabasıyla çıkışını da..
Hayat bu ,hayat nefesine ilişkin söylenecek çok şey var aslında,nefesin üflendiği gibi geri alınması,nefesin kesildiği,enerjinin gitmesi, aynı kamış (ney) gibi.. Üzüldüm çok,
Kızgın güneşin altında top oynanmayacağı ders olmuştur artık inşallah...
Hayat kesidi by Gamze

9 Temmuz 2010 Cuma

I'll remember you



I'll remember you
Long after this endless summer has gone
I'll be lonely oh so lonely
Living only to remember you

I'll remember too
Your voice as soft as the warm summer breeze
Your sweet laughter, mornings after
Ever after, I'll remember you

To your arms someday I'll return to stay
Till then I will remember too
Every bright start we made wishes upon
Love me always, promise always
Oooh, you'll remember too

I'll remember you

29 Haziran 2010 Salı

TaTil ZamaNI


zamanı geldi..


Şu sıralar reklamlarda,diyaloglarda geçiyor;ne için çalışıyoruz biz..
tatil için tabii :)
bir haftaya kadar kendimi egenin serin sularına atacağım,
bir haftaya kadar kendimi üniveriste arkadaşlarımla sohbet ediyor, hasret gideriyorken bulacağım,
bir haftaya kadar kendimi , Symirna'da 2 belki erken davranırsa 3 bebeği sıkıştırıp severken bulacağım, annelerini bu cicişleri dünyaya getirdikleri için tebrik etmekten kendimi alamayacağım,
Bir haftaya kadar yine fokai kumsalında güneşleniyor, dostlarımla sohbetler ediyor,güzel balıkları mideye indiriyor olacağım,
bir haftaya kadar kendimi 1 aydır görmediğim ailemle vakit geçiriyor halde bulacağım,
bir haftaya kadar dostumun dünyalar güzeli kızını öperken,sahilde güneşlenirken,akşamları serinlerken ,bazı geceler o güzel koydaki sevdğim barda, yaz havasına kaptırmış bulacağım..
Seviyorum zamansız tatilleri, tatilde zamansız hissetmeyi,hayatı olduğu gibi karşılamayı,yeni tatil fikirlerini... Yanımda olmasını,beklediğim mutluluğu...

24 Haziran 2010 Perşembe

yüreğim bilmez


Vazgeçtim...
Gözlerinden,
Vazgeçtim...
Sözlerinden
Bir ah de yeter.
Sessizce, kimsesizce,
Gönderdim dudaklarımı
Öpme al yeter.

Hiç tanımaz tenim ellerini,
Bilmez yüreğim bilmez yüreğini
Ah bu koku, bu ten, bu dokunuş
Ah bu delilik sarsar bedenimi
Yok olma zamanı şimdi..

23 Haziran 2010 Çarşamba



Tarifsiz bir yerde,

Zamansız bir vakitte,

Karşıma cıkan sen değilmisin,

Kendimi unutturan,

Herşeyden vazgeçiren,

Gözlerin Sahibi sEn değilmisin,

Rüzgarın kanadında gelir kokun ah aklıma,

Haretin seni daha çok sevdirir,

YaKınlar uzaklarda,

BuluşmAk bir tuzaksa,

HasretiN seni daha çok sevdirir...

22 Haziran 2010 Salı

peşinde


peşindeyim, peşindeyim, peşindeyim..
mutluluğun, uğruna hiçbirşey değişilmeyecek bir .. anlık mı, süreli mi,huzura bağlayp sürekli mi..
Göreli herşey, bakış açısına bağlı, uzaktan mutlu, yakına gelince...
Hayatı akışına bıraktım,geldiği gibi karşılıyorum
Rüzgarın arkamdan esmesini bekleyerek... Sahip olduklarıma şükrederek, kendimi ve başkalarını affederek..
Güzel günlere uyanmak dileğiyle..

20 Haziran 2010 Pazar

Bir Cumartesi kaçamağı..


Vakti gelmişti, kendine bakmalı insan..
dinlemeli, zaman ayırmalı ruhuna...
Öğlene kadar iş, çıkışta tunalı gezmesi,vitrin bakması, paşabahçede neredeyse 1 saat bardakların ve tabakların hepsine dokunma.. çok büyük zevk :)
Arabayı alıp botaniğe çek,seneler önce bir tanıdığın anlattığı ve benim 'to do' listemde olan ,tek başına, doğayı dinleyerek, bir yere yetişme telaşı olmadan piknik yaptım (nasıl mı, sabah evden çıkmadan peynirli ve hindi fümeli sandviçimi ve karadut suyumu hazırladım ve bütün gün soğuması için kafenin buzluğuna verdim) ,önce botanikte uygun yer aradım, girişteki iki gelin-damat arkadaş grubuyla karşılaştık (meğer atakulede nikah öncesi botanikte fotoğraf çekiliyorlarmış, çok cici), uygun yer arandı ve bulundu çocuk parkının ucu, önü açık,botanik manzaralı, arkası ağaçlık gölgesi bir bank buldum ve sandviç ve meyve suyumu afiyele yedim, doğayı sindire sindire, etrafıma bakıp, kuş seslerini duymaya çalışarak..
Sade piknik için evden meyvelerimi de soğutucu çantama koymuştum ama onu teyzeme meyve salatası yapmak için kullandım tabii sonunda bitter çikolatamı da :))
Akşama Cermodern de 3 sporano konserinde dinç olmak için bir buçuk saat uykudan sonra,hazırlanıp yola koyuldum..Geçen sene de 3 tenor a gitmiştim ama cermodern i gezmeye fırsat bulamamıştım, veya yeni bölümler açılmış, çok şık bir ortam,bir daha bol zamanda gidilmeli.. salı-pazar altıya kadar gezilebilir,cmt uygun galiba :)
3 soprano çok güzeldi, açık havada senfoni ve 3 sopranonun sesleri güzel duygulara taşıdı herkesi..Fırsatlar gelince değerlendirmeli, denemekten kaçmamalı, aklına koyunca yapmalı...

12 Haziran 2010 Cumartesi

Mühürle yazı yazmak..


Kaligrafiye merak saldım bu aralar,güzel kağıt, güzel kalem, kaliteli masa yazı takımı.. kendi mühürünü basarak imzalayacağın yazılar..
Hayatı daha sakin, hissederek yaşamak,durup nefes alarak, koşuşturma içinde değil,
Bir kuşun kanadından bakabildiğin özgürlüğe sahip (ironi)
Bakıyorum da insanlar sahip olduklarıyla yetinmeyip hep başkasını, bir yenisini, daha özelliklisini, dahasını istiyor,istiyoruz.. Halbuki sahip olduklarımızın bizde ne hissettirdiği önemli, mesela o spor arabanın içinde nasıl hissedeceğim, o takıyı taktığımda ne hissedeceğim, o ipeksi kumaşın tenimdeki dansının hissettirdikleri, Metalardan çok ruhumuza hizmet ediyoruz..O halde ruhumuza hitap edecek huzur nerede?
Asıl ihtiyacımız olan.

5 Haziran 2010 Cumartesi

daha ne yapayım

Bir süredir, hatta uzunca bir süredir uzun uzun aralıklı bana eşlik edene itafen...
hesap ettik de 2,5 yıl, aralıklı eşlikçi, sosyal ortam tamamlayıcısı..
sonuç,: sıfır...
tanıma, pek değil,
hoşlanma. başlarda evet,duygu yönü zayıf galiba, göz göze anlamlı bakışlar, ama kaptırmamaya özenli ..neden korkuyorsun ?
çıldıracağım, nedir yahu bu, birşey hissediyrsan atak yapmazmısın sen???
nedir , ne yapayım?

21 Mayıs 2010 Cuma

Anlatmak için yaşamak


Yıllar önce aldığım kitabın adı, ismini beğenerek aldığım, hep birilerine okuması için verdim,hala bir arkadaşımda o da okumaya çalışıyor..
Kitabın içinden çok ismi beni etkiledi..Evet dedim herkes paylaşmak için yaşıyor, ne yapardık mutluluğumuzu, hüznümüzü, veya yaşadığımız ilginç olayları başkaları (bizim için önemli değerlilerimizle) ile paylaşamazsak..
kafamda o kadar 'to do' iş var ki..
bir kutum var ellerimle yaptığım, eski disklerri birleştirerek yaptığım üstü açık bir küp, köşelerinden renkli elektrik kabloları ile birleştirdiğim..
Bunun içine istediğim şeyleri, beğendiğim ,olmasını istediğim şeyleri yazıp atıyorum, bir kaç ayda bir döküp bakıyorum, gerçekleştirebildiğim var mı, hala aynı heyecanla istiyor muyum diye.. Çok işe yarıyor, heveslerimi tartıyorum bir nevi..
Bir de hiç geçmeyecek sandığımız tutkularımız var ya.. ne zamn kurtulacağım kim bilir.. geçen gün aşk-ı mem-nu'yu izlerken yan yan gülmeme neden olan ,başrol erkrek jön'ün yengesi için sarfettiği sözler 'çık içimden...' haykırışına katılıyorum.

16 Nisan 2010 Cuma

tanıdıklar mı çoğaldı..


Dün bir alışveriş merkezine uğradım, vakit doldurmak,vitrin bakmak ve o arada biri aklımı çelerse bişeyler almak için..
Akşamüstü gittiğim alışveriş merkezi koridorlarında 6 kişiden birini tanıyordum sanki..
Ya küçüklüğünü bildiğim, büyük haline şaşırdığım kişiler(simaları hiç değişmemiş), ya bakkaldan, çakkaldan, onun arkadaşı, şunun şusunun şuyu, ama bir şekilde dikkat edip hafızaya aldığım kişiler..
Bu tip tanışıklık ilginçtir; bir yerlerden tanıyorum ama nerden durumudur. Ortak tanıdıklar dökülür, ama bir türlü bulunamaz nereden olduğu, yaşadığın yerdendir. Yani sinemada yanındaki, vitrin bakarken cama aksi vuran kişi, peynir seçerken lafladığın veya tuvalet sırasında önündeki ...
Hayatın tesadüflerinde tepkilerini bile hafızana kazıdığın kişiler..
Ve sonuç küçük kasaba durumu.. her göz tanıdık bakıyor..
Korkmaya başladım dün bir ara.. hayatın film şeridindeyim de herkes benim için tanıdık mı bakıyor diye...
Gözlerdeki samimi bakışların devamı dileğimle...

5 Nisan 2010 Pazartesi

baharın gelişi...

Baharın kokusunu aldığımız bugünlerde,herşeye ait başka bir heyecan duyuyor insan. Güzel kokular (çiçek açan ağaçlardan havaya sinen)baharda karşı cinsini etkilemek için daha çok fısfıslanan parfümlerden gelen buram buram güzel kokular,gerçek çekimin yarattığı doğal kokular :))
İsteklerimiz de artmıyor mu baharla birlikte, daha bakımlı olayım, güneş beni daha güzel göstersin, kışın aldığım fazlalıkları vereyim, güzel ciciler alayım bana yakışan, tabii ki MUTLU OLAYIM.
Güneşli bir havada dostlarla veya aile ile yürüyüşe çıkmak,uzun zamandır yapmadığım, son iki haftadır yaptığım ve müthiş keyif aldığım bir zaman dilimi oldu.
Doğum günümü nemrut dağında güneşin doğuşunu izlenin hayaliyle mutlu oluyordum. Bugün öğrendiğim son dakika gelişmesi neticesinde, adıyaman projesi iptal oldu, dolayısıyla nemrutun güzelliklerini 31 yaşımla paylaşmam da..
Yeni planlar kurar, gerçekleştirmeye çalışırım ben de.., vazgeçme, erteleme,hayatı geldiği gibi karşıla..

26 Mart 2010 Cuma

Sanata dair denenmedik şeyler..


Teknolojinin gelişmesi, en çok da sinemaya yaramış sanki,
Geçen günlerde Goethe'nin Faust'unu (1900 lerden kalma siyah-beyaz film)izledim, farklı bir deneyimle..
Siyah -Beyaz olan film , üstüne üstlük sessiz film.
Bu gösterimi Lübnanlı iki kardeşin (biri perküsyon, biri piyano çalıyor) canlı müziği eşliğinde izlemek, farklıydı geçekten*adına sine-konser diyorlar, eskiden oynatılırmış bu tür filmler, yetişemedik, ama yakalama fırsatı buldum :)
Filmin sonunu söylemek ayıptır ama, 1900 lerden kalma zaten.. kısaca filmin konusu: Faust ruhunu şeytana gençliği karşılığında satıyor, bir anlaşma yapıyorlar,genç kıza aşık olan delikanlı faust'un hayatı öyle ilerliyor ki.. olay genç sevgilisinin asılma sahnesine geliyor,o anda faust onun yanında yer alıyor.. birden bire herşeyin çözümünü AŞK'a bağlıyorlar..sonuç: ne denersek deneyelim, aşk herşeyi çözer!
Mutluyum,Şanslıyım, Sanata dair denenmedik şeylere devam..

24 Mart 2010 Çarşamba

haftalar geçerken


Baktım da 1,5 haftadır yazmamışım, ama hayat durur mu, durmaz.
Geçen salı yoğun istek üzerine film gecesine gittim, home cinema konseptinde olan gecede bir türlü film seçemedik, ama film öncesi tarhana çorbamızı, ve abur cuburumuzu yemeyi atlamadık, film başladıktan sonrada hafif yanık mısır patlamışı –pastamızı ve profiterolümüzü.. (şimdi düşündüm de film gecesinden çok biz piknik yapmışız) sonunda sherlok holmes a karar verdik. Ben filmin ortalarında rutin uyumalarımı yapıp, sonuna doğru uyandım. Başından sonuna kesintisiz izleyenlerin yorumlarına bakılırsa; film güzelmiş
Cuma 'sweeny todd' adlı müzikale gittim, ingilizce olan müzikal ,Türk –Amerikan Derneğinde ,gönüllülerden oluşan bir oyuncu kadrosu vardı. Ama profesyonellere taş çıkartırcasına, başarılı bir müzikal keyfi yaşadık.(bir ara yine dalmışım, silah patlamasına uyandım :)) Çıkışta da Bien keyfi(askerden izinli Ali’nin hoş geldin kutlamasına)..
Dostlarla hayat daha çekilir oluyor :)

16 Mart 2010 Salı

beauty spot


Saat 15:00 itibariyle ben imden kurtuldum. Evet şu an uyuşukluk var dudağımda..
Biraz şişti, dolgun oldu , botokslu gibi..
operasyon öncesi uyuşturuldı tabii, ve zerk edilen sıvı biraz şişirdi, ve başladı, gözümü hiç açmadım, pek bişey hissetmedim tabii, bir açtım gözümü geçmiş olsun diyor dr bey, ellerine sağlık doktorcum, 3-4 dikiş atılmış..bugün ağrım olursa ilaç alacağım, yarın pansuman tazelencek, cumaya bişeyim kalmaz sanırım.
ingilzcesi 'beauty spot'muş..güzelliğimden bir fiske azaldı..

15 Mart 2010 Pazartesi

yürümeyi öğrenmek..


Hayata karşı duruşumuzu değiştiren , yaşadıklarımızın bizde bıraktığı izlerdir..
bu sebeple okuduklarımızdan da edindiğimiz duygular, gittiğimiz yönümüzü bile değiştirebilir,
Sonia Rykel'in 79 da verdiği röportajı şimdi okumam , ve bunu geçerliliğini kaybetmemesi ne GÜZEL, NELER DİYOR bakın;
kadının yürümeyi öğrenmesi gerekir. Kendisini bilmeyi öğrenmesi gerekir,
kendinde güzel olanı ve çirkin olanı bulana kadar aynaya bakmalı. Saatlerce, aylarca da sürse, neyi saklayıp neyi göstermesi gerektiğini mutlaka bulmalı,
Kıyafet size mükemmel uyduğunda, aldığın iltifat ne güzelsin’dir; uymadığında kıyafetin ne güzel!
Bu bomba işte..
Her kadın, bir erkek tarafından delice sevilmelidir. Her sabah, ne güzelsin, ne akıllısın, bir tanesin denilen kadın, o kadına dönüşür. Kadın için aşk şarttır...
Bir kadın aldatırsa, mutlaka sağlam bir gerekçesi vardır. ağzına sağlık Sonia !!

**Sonia Rykiel’in 1979’da basılan ‘And I Want Her Naked’ (Ve Ben Onu Çıplak ıstiyorum) kitabında da, bu düşünceleri yazılıymış**
Yıllar önce parfümünü kullanarak tanıştığım Sonia yla, düşüncelerine ortak olmam ne garip, teşekkürler Sonia, yürümeyi öğreneceğim, öğreteceklerim de sırada..

13 Mart 2010 Cumartesi

tam da piknik zamanı..


Bugün hava tam da piknik içindi..
Yazın Eymir gölünde gördğüm manzarayı hiç unutamam, 'en romantik an':önlerinde göl, hafif eğimli bir arazi, göz göze bakan bir çift, dizleri birbirine değiyor , karşılıklı oturmuşlar..
dizlerinin üstünde piknik desenli(pötikare) bir örtü ve bir tabak.. paylaşılan mutluluk...

9 Mart 2010 Salı

Kalbim sENDe


Çocukken oynadığımız oyunlardan biri.. Elim Sende.
Hani tam eve gitmeden önce başlatılır, biri birden diğerine hafifçe vurur ve 'ELİM SENDE' diye bağırır ve hızla uzaklaşır,kaçmaya başlar,
Tabii bunu duyan diğerleri de aynen ..
sen üstünde kalan 'el'den kurtulmaya çalış, kurtulabilirsen..
Şu sıralar 'kALBİM sENDe'deyip ,hafifçe dokunmak ve uzaklaşmamak istiyorum, aksine etrafında yumuşak adımlarla salınmak..

4 Mart 2010 Perşembe

ben im den kurtuluş


Yenilenmeye doğru uygun adım marş marş
2 yıldır dudağımın üstünde ha çıktım ha çıkacağım diyen şekilsiz Ben im den kurtuluş için büyük adımı attım ve plastik cerrahiden randevumu aldım 12 sine
gerçi seksi bir yerde olan ben im den son dakika kararıyla ayrılmak istemiyebilirim belki...:)

2 Mart 2010 Salı

başlık olmalı

Evet yeni başlangıçlar için bir başlık , bir amaç olmalı..
Olmalı ki uzanabilesin,
Yeni bir beyaz sayfa açtım bu sefer yine
önce yakın tarihli hedefler kuracağım değişik olarak,
uzak tarihler için gözümü kısmadan bakabileceğim manzaralar için,
Zaten yaşımı göstermeyen biriyim, dişteli takınca daha da çıtır olcağım :))
Evet bu yaştan sonra olur mu , oluyormuş, güvene bileceğim bir hekim arkadaşımın 2 sene önceki tavsiyesine uyarak kararımı verdim .
bana'çok mutlu olacaksın' demişti, yine tekrar etti.., çıkarınca yanına gideceğim hemen :))
yeni sayfalara yeni kalem dokunuşlarıyla okşamalar devam edecek..

1 Mart 2010 Pazartesi

yeni başlangıçlar..

henüz çok yeni olduğum blogger dünyasında son hız ilerleyeceğim...
yazılarımın takipçisi olmaya hazır mısınız, bağımlılık yaparım..haha
Yok ben okurum ama hastası olmam diyenler, sözlerini yutmaya,
Değişik bir paylaşıma hazır mısınız:))